Gezi’ye beraat Sami’ye müebbet

Çapulcuların Türkiye’yi savaş alanına çevirdiği Gezi kalkışmasında delillere rağmen tüm zanlıları aklayan yargı, ‘kilise taşladı’ yalanıyla 28 Şubat sürecinde müebbet hapis cezasına çarptırılan Gazeteci Sami Erengül’e tek kişilik hücrede zindan zulmü uyguluyor.

0
530
YENİ AKİT GAZETESİ – FARUK ARSLAN

Gezi kalkışmasıyla Türkiye’yi uçurumun kıyısına sürükleyen çapulcuları aklayan adalet sistemi, alnı secdeli Müslümanlara yönelik 28 Şubat alışkanlıklarından vazgeçmiyor. Yazı ve yorumlarıyla İBDA camiasının önemli isimleri arasında yer alan Gazeteci Sami Erengül, hiçbir delile dayanmaksızın 28 Şubat sürecinde “kilise taşladı” yalanıyla atıldığı zindanda müebbet zulme maruz almaya devam ediyor.

‘Taş attın’ dediler, müebbet verdiler

Bursa’daki bir kiliseye yönelik taşlı eylem gerçekleştirdiği iddiasıyla 2000 yılında hakkında soruşturma açılan Tahkim Dergisi Yazarı ve Tasavvuf Araştırmacısı Celaleddin Sami Erengül, yıllardır Silivri 4 Nolu Kapalı Cezaevi’nde tutsak. Olay günü Bursa’da dahi yer almadığını, İstanbul’da bulunduğunu otobüs biletleriyle kanıtlamasına rağmen 2002’de müebbet hapse mahkum edilen Erengül’ün işkence sonucu alınan ifadesi dışında kilise eylemini düzenlediğine dair hiçbir somut delil bulunamadı.

Yeniden yargılama talebi bile karşılanmıyor

10 yıllık tutukluluk sürecinin ardından 2012’de tahliye edilen ve yeni bir hayat düzeni kurduğu 2017 yılında bir kez daha zindan zulmüne tabi tutulan Erengül, Silivri Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutuluyor. Gezi vandallarına uygulanan ‘hassas adalet’ten mahrum bırakılarak düzmece yargılamayla hüküm giyen Sami Erengül’ün yeniden yargılanması yönündeki çağrılara ise kulak tıkılıyor.

Merhamet sadece çapulcuya mı?

“Hukuk ve merhamet sadece Geziciler için mi var” sorusunu gündeme taşıyan 28 Şubat Kahramanlarına Özgürlük Platformu Sözcüsü Gülçin Şenel, “28 Şubat’ta düzmece bir yargılamayla müebbet hapse çarptırılan Sami Erengül’ün yeniden yargılanma talebi bile karşılanmazken Gezicilere sağlanan bu tolerans adaletin değil hukuksuzluğun göstergesidir.” diyor. Aktivist Gülçin Şenel, “Kilise taşladı denilen Sami Erengül ömrünü cezaevinde geçirirken, devletin araçlarını yakan, polis taşlayan Gezi davası sanıkları beraat ediyor. Buna dair de hiçbir hukuki itiraz göremiyoruz, çok enteresan günler yaşıyoruz. 28 Şubat’ın yıldönümü geliyor ve hala 28 Şubat sürecinde cezaevine atılan Sami Erengül gibi birçok insan adalet mücadelesi veriyor.” sözlerini sarf ediyor.

“Sami Erengül davasında herhangi bir delil yok.” diyen Şenel, “Erengül’ün üzerine atılı suçla alakalı hiçbir bulgu yok. Onu 28 Şubat sürecinde yargılayanlar şu anda FETÖ’den tutuklu. Hakimi de savcısı da tutuklu. Ona barodan atanan avukat bile şaibeli çıktı. Bir sürü karanlık detaylar olan Erengül davasında yeniden yargılama başvurusu bile yıllardır sürüncemede bırakılıyor. Yeniden yargılanmayan Sami Erengül, ‘kilise taşladı’ denilerek hala tek kişilik hücrede tutuluyor. Sami Erengül af veya davanın düşürülmesini beklemiyor. Sami Erengül yeniden yargılanmak istiyor. Erengül en az Geziciler gibi yargılanmayı, Geziciler kadar ilgiyi hak ediyor. 28 Şubat darbecilerine gösterilen merhamet bile gösterilmiyor Erengül’e.” şeklinde konuşuyor.

Şenel, sözlerini şöyle noktalıyor: “Sami Erengül’ün cezaevinde tutulduğu, Gezi sanıklarının ise beraat ettiği bir Türkiye’de kimse adalet veya hukukun varlığından bahsedemez.”

Darbeci zihniyetin yandaşlarına beraat

28 Şubat zulmünü yıllarca zindanlarda yaşayan Yazar Hayrettin Soykan ise “Adalet, darbecilerin zulmettiklerine değil, darbeci zihniyetin yandaşı vahşilere beraat dağıtıyor” ifadelerini kullanıyor. 28 Şubat’ın yaralarının sarıldığı sözünün lafta kaldığına değinen Hayrettin Soykan, “28 Şubat mazlumları hücrelerde ölüme terkedilmiş olarak beklerken ‘adalet’ onların yaralarını değil, onları hapseden darbeci zihniyetin yaralarını sarıyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Soykan tepkisini şöyle dile getiriyor: “Tüm dünyanın gözü önünde her tür delilli ispatlı olarak şehirleri yakıp yıkan vahşilere ‘hukuka uygun delil yok’ gerekçesiyle beraat veren ‘adalet’, nasıl oluyor da 28 Şubat döneminde hiçbir maddi delil, ispat, itiraf olmadığı hâlde ‘kilise taşladığı gerekçesiyle’ FETÖ’cü polislerin işkence edip sakatladığı, FETÖ’cü hakimlerin yargıladığı, FETÖ’cü Yargıtay hakimlerinin onayladığı müebbet cezayı hâlâ yatmakta olan hücre komşum Celalettin Sami Erengül’e, bırakınız hakettiği beraati acilen vermeyi, bu kadar açık hukuksuzluğa rağmen bir ‘yeniden yargılama’yı bile çok görüyor! Adalet, darbecilerin zulmettiklerine değil, ne yazık ki darbeci zihniyetin yandaşı vahşilere beraat dağıtıyor bu ülkede.”

Erengül’e değil Gezicilere müebbet gerek

Hukuksuzluğu Akit’e değerlendiren Avukat Hamza Uçan, anayasaya göre Sami Erengül’ün değil Gezici vandalların müebbet hapis cezasına çarptırılması gerektiğini söylüyor. “Anayasal düzene karşı işlenen suçlardan birisi de meşru hükümeti devirmeye teşebbüstür. Bu da bizim iç hukukumuzda idam veya ağırlaştırılmış müebbet cezasını gerektiriyor.” diyen Hukukçu Hamza Uçan, “Anayasal düzeni değiştirme suçu için organize olması, dış destek alması, finansman desteği bulunması gerekiyor. Gezi’de bunların hepsi var. Ama Sami Erengül dosyasında bir cinayet yok, devlet dairesine saldırı yok, slogan bile yok. Erengül dosyasında kamera kaydı yok, hiçbir somut delil yok.” ifadelerini kullanıyor.

Erengül’ün yapmadıkları, çapulcuların yaptıkları

Erengül dosyası ile Gezi eşkıyalarını mukayese eden Av. Uçan, “Sami Erengül herhangi bir polis aracına saldırmadı ama Gezici militanlar saldırdı. Erengül meşru hükümeti devirmeye kalkmadı, o militanlar yaptı. Erengül esnafa ve ATM’lere saldırmadı, Geziciler saldırdı. Erengül Başbakanlık Ofisi’ni işgale kalkışmadı, Gezi militanları yaptı. Erengül anayasal sisteme karşı slogan atmadı ama o militanlar meşru hükümete karşı sloganlar attı, duvarlara slogan yazdı. Ama yargı Gezicilere ‘gösterici’ dedi, Sami Erengül’e militan muamelesi yaptı.” diye konuştu.

Halil Kantarcı kim ise Sami Erengül de odur

Uçan şöyle devam etti: “Sami Erengül 28 Şubat’ta meşru hükümeti devirmeye teşebbüs edenlere karşı dik durduğu için ‘anayasal düzene karşı işlenen suçlar’dan suçlu bulundu, Geziciler ise meşru hükümeti devirmeye teşebbüs ederek beraat etti. Aynı cezayı 15 Temmuz şehidi Halil Kantarcı’ya da verdiler. 28 Şubat’ta dik durduğı için ‘Anayasal düzene karşı işlenen suçlar’dan ceza verdiler. Ama Halil ağabey, 15 Temmuz’da anayasal düzeni değiştirmeye kalkanlara karşı direnirken şehit oldu. Sami Erengül de tam olarak bunun aynısıdır. Erengül için adalet istiyoruz. Önce yeniden yargılanma sonra acilen beraat etmeli ve yargı bu utançtan kurtulmalı.”

Kaynak: YENİ AKİT

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz