Mantığa Kabaca Bir Bakış

15
455

Mantık ile ilgili birçok esere kabaca göz gezdirdim. Bu yazıda bu kabataslak okumanın bende bıraktığı intibaları hızlıca not edecek ve beraberinde getirdiği soruları kendime soracağım. Uzun bir yazı dizisine kabaca bir giriş mahiyetinde olacak. Başın başında insan ne zaman mantıklı olmaya karar verdi diye sorduğumuzda, mantık meselesini tekâmül nazariyeleri içinde ele almanın gerekli olduğunu ve oradan da antropolojinin yedek bir meselesi olduğunu kabule zorlanırız. Mantıklı olmaya karar vermek gibi bir kırılma noktasında o aydınlanmanın sebebi ise bizlere muallak kaldığından, mantık meselesini tartışacak, konuşacak zemini bulamayız.

Öncelikle kitapları karıştırdığımda ilk dikkatimi çeken, bu meselenin diğer meseleler ile pek de bağlantısı yokmuş gibi ele alınması. Sanki mantık denilen şey, ruhun ölümü sağlandıktan sonra işleyecek bir disiplin gibi ele alınıyor. Kim bu meseleye el atarsa atsın, genellikle diğer mevzuları “parantez içine alarak” ilerleme gibi bir yol tutuyor. Mantığı ölü kalıplar içerisinde işleyebilecek bir alan gibi görüyor ve böylelikle “eşya düzeni” dedikleri şey ne ise, o düzenin işleyiş prensipleri halinde ele alıyor. Tıpkı Bergson’un zekâ için söylediklerine benzer bir anlayışla bakılıyor. Örneğin mantık meselesi tarih felsefesinden, psikolojiden, sosyolojiden yani kısaca değişen ve dönüşen ne varsa hiçbiri ile bir ilgisi yokmuş gibi ele alınıyor ve bu tutum, reelden kasıt ne ise ona denk geldiği psikolojisi ile hareket ediliyor. Bu noktada ilk sorumuzu sorabiliriz: Ferdden ferde, toplumdan topluma değişen mantık anlayışları dururken, bu yolun doğru olduğuna gerçekten inanmak için ne tür sebeplerimiz var veya bunu kabul etmek için yeteri kadar veriye sahip miyiz?

Bir diğer mesele mantığın doğru-yanlışın kriteri gibi ele alınışı… Bir şey mantıklı ise doğrudur, bir şey mantıksız ise yanlıştır şeklindeki sarsılmaz inancımız. Peki, gerçekten bunu mu kastediyoruz? O zaman şöyle soralım, biz, bir şeye mantıksız derken neyi kastediyoruz? Bunu en alelade insan dahi hemen cevaplayabilir; bir şeye mantıksız demek, mantıksız dediğimiz olayın prensiplerimize uymamasıdır. Bu şekilde verilen cevap, mantığın bir alet olarak, değerlendirilen fenomenin, olgunun veya düşüncenin prensiplerimiz arasında bir köprü vazifesi gördüğü çıkarımına götürür bizleri. Bir diğer taraftan ise mantıksız olanın da doğru olabileceği çıkarımına götürür. Yani mantıklı dediğimiz bir yanlışın olabileceğini de, mantıksız dediğimiz bir doğrunun da olabileceği sonucuna götürür. Ayrıca buradan şöyle bir noktaya da çıkabiliriz: Günümüzde mantığın hiçbir muhtevaya sahip olmayan bir saf biçim olduğu anlayışının da eleştiriye tabi tutulmasının gerekli olduğu…  Burada “mantığın doğru-yanlış meselesi ile bağlantısı var mı, varsa nasıl bir bağlantısı vardır?” şeklinde bir soru sormak zorunda kalıyoruz. Yaptığımız okumalarda mantık-doğru-yanlış ilişkisinin genellikle bir kurgu içerisinde verildiği kanaatine vardığımızdan, bunları diğer yazılarımızda açacağımızı belirterek bu yazıda bu kadarı ile yetiniyoruz.

Yine yaptığımız araştırmalarda mantığın, zihin ile ilgili bir mesele etrafında ele alındığını görmemize rağmen, yine aynı kişilerce tüm meselelere uygulandığını görüyoruz. Bu da, mantığın kendi hakikatini ve sınırlarını izleyebileceği alanların da mantığa irca edilerek, hem kendisinin hem de kendisine uygulama alanı diye seçtiği alanlarının hakikatini bozduğunu görüyoruz. Bir örnek vermek gerekirse, dinamik bir alan olan psikolojiye mantığın uygulanışı veya sosyoloji alanına uygulanmasında elde edilen çıkarımların yanlışları… Hastalık nedir sorusuna belli bir mantıktan hareketle verilen cevapların insanları hasta ettiğine birçok defa şahit oluşumuz gibi… Oysa burada hem hastalığın tanınmaması hem de mantığın ne olduğunu bilmeden “mutlak mantık” şeklinde ön kabullerimizin, hakikatleri nasıl bozduğunu tespit ediyoruz.  Yine bu anlayışla “din” meselesine bakışın nasıl katliamlara sebep olduğunu da hâlâ görüyoruz. (Adnan Oktar kitaplarının çok fazla destek görmesi ve bazı kurum ve kuruluşlar tarafından finanse edilmesinin en büyük tehlikelerinden biri de, bilim mantığının dine sokulması şeklinde bir formasyon kazandırmasından ileri geldiğini düşünüyoruz).

Nurettin Topçu’nun Mantık isimli kitapçığından devam edelim:

– “Mantık, “doğru düşünmenin kaidelerini ortaya koyan ilimdir” diye tarif edilir. Düşüncemizin normal işleyişini Psikoloji ilmi anlatmaktadır. (Normal?)  Ancak duygu ve irade olayları mantığı ilgilendirmez. Şu halde duygu ve irade olayları dışarda kalarak, sade zihin olayları üzerinde yaptığımız araştırmalarla, düşünmenin ilmini yapmış oluyoruz. Mantığın psikoloji ile ilgisi işte bu noktada kendini göstermektedir; çünkü zihin hakikate ulaşmak gayesiyle ne yolda işletilmesi gerektiğini bilmek için, onun kendiliğinden nasıl işlemekte olduğunu bilmek lüzumludur. Bu sebepten, bazıları mantığın “zekâ psikolojisi” olduğunu söylerler. Ancak psikolojide anormal haller, yani şuurun hastalık halleri de incelendiği halde, mantık zihnin yalnız normal işleyişini incelemek iddiasındadır. Şu halde “mantık, normal zekanın psikolojisidir” demek daha doğru olacaktır. Böylelikle mantığın psikolojiden ibaret olduğu görülürse de, hakikatte bu iki ilim birbirinden ayrıdır. Zira psikoloji, şuur hallerini olduğu gibi ele almakta ve ulaşılması gerekli olan herhangi bir gayeyi göz önünde tutmamaktadır. Mantıkta ise, hakikate ulaşma gayesi güdülür. Hakikate ulaşmak için zihnin gelişigüzel işlemesi kâfi değildir. Bunun için bir takım kaidelere uymak zorunludur. Bu kaidelerin dışına çıkınca yanılma tehlikesi kendini gösterir. İşte bu sebepten mantığa normatif (kaide koyucu) ilim denir. Ahlâkın, vicdanı iyiliğe ulaştırıcı kaideleri gibi, mantığın da, aklı hakikate ulaştırıcı kaideleri bulunduğundan, bu iki ilim normatif ilimlerdir.”  (Nurettin Topçu, Mantık,  Yayın Tarihi 2011.06.01, 3. Basım)

Çelişkilerle dolu bu alıntıya kelime kelime yaklaşmadan kabaca bir değerlendirmeye gidelim. İlk önce “normal”, “normal olmayan” ayırımı başlı başına bir mesele ve bu anlamda bunun tespitini mantığın hangi kaidelerinden çıkarıyoruz sorusu bir tarafa, mantık ile bu ilginin kuruluşu üzerinde durulmalı değil mi? Psikolojinin kendine seçtiği varlık kategorisi ile mantığın yöneldiği kategori farklı kategoriler mi? Farklı değilse birbirinden farklı iki ilim dalı olduğunun neye dayandırıldığı bilinmeli değil mi? Bir taraftan mantık belli kaidelere uymalı iması varken diğer taraftan kaide koyucu oluşu ayrıca değerlendirilmeli… Mantık hakikate ulaşma gayesi güder derken bile ne türden cinayetler işlenildiğini diğer yazılarda ele alınmak üzere burada noktalıyoruz.

Şu şekilde toparlayalım: Zihnin belli kaidelere göre çalıştığını kabul eden, yani zihnin bir bilgisayar gibi belli bir programa göre çalıştığı imasını kabul etmek zaten irade meselesini dışarda bırakma çabası gibi görünüyor. Bu anlamda zihnin belli kaideleri var cümlesini ne kadar muğlak olduğunu kabule götürür. Yok, eğer o şekilde değil de zihin bazı kaidelere göre çalışır, bu kaideleri de mantık ortaya koyar deniyorsa, bu sefer de mantık bu kaideleri nasıl elde ediyor diye sormak lazım?

15 YORUM

  1. Guzel bir calisma. Ben degerli buluyorum. Simdi bana zarar verilir iken benden ogrenildigi icin sadece tekrara duseyim. Ama egerki bir calisma daha yapmak ister isen seni yonlendirebilir yardimci olabilrim. Karsiliksiz tabiki, konuyu degerli buldugum icin ve inaniyorumki kimsenin bilmedigi cok degerli bir yazin olur.

    Uzerinde dusunmek ister isen mantik, insani o mantik dusunce tarzina yiten vesaire.

    Ben mantik dusunce tarzi programlanmasi yasayim misal. Bizler bazi kelimeleri cumlelerimi mantiksal olaraktan en DOGRU real gercekci bilgiye/bilgilere baglariz.

    Misal bilgisarayda a harfini tusla.. bitsler ile. 0 ve 1. Bilgisarayin calisiri su. 10010 arti eksi eksi arti eksi (diyelimki + signali veriyor – side sadece bir zaman sureci duraklama var) ile data sindan dogru (insanlarin kendilerinin o harfe bagladi bilgi ekrana sunuluyor, yani A harfi.)

    Bizlerin mantigini etkileyen unsurlar farkli. Yapay zeka gereksimi icin en azindan bir insan beyninin baglanmasi lazim. Veya insanlardan telegram cihazi ile mantik dusunce tarzini calarsin, bilgiyi sunarsin veeeee bunu acmiyacagim..

    Canim yazmak istemiyorum. Banane ise.

    Sunu diyim. Freud hastalarina kendi celiskileri ile yaklasimlarda bulunuyor idi. Bir kadinin babasi kizini ona gonderir. Adam baska bir kadin ile evlenmistir. Saniyorumki kizi bunu kabullenemedi. Freud senin bilinc altinda baban ile yatmak var diye hypnoz vesaire uygulatip kadini maf etmis..

    Kendi celiskisi bu ve kendi id egosunda bu kendi icerisinde olan celiskini ve baslangic anini, kendi acisindan id ego uber ego acilima degindigi icin, anlamayraktan belirtmis..

    Gustafda birsey katmis. Ve batirmis. Cocuk yilandan misal KARANLIK (bizler karanlikta aydinlikta oldugu gibi etrafimizi algilayamadigimiz icin bundan rahatsizlik duyariz veya korkariz yani? Yasama icgudu. Bilgi edinme., cocuk odasinin rengi mavi veya yesil olmali. Gece lambasi kullanilmali. Kirmizi renk cocugu daha sik aglatir..

    Bir baska ornek. Kadinlar maco erkeklerden hoslanir. Sebebi? Kadin dogurgandir. Bilincsiz bir sekilde, kendine ve cocuguna sahip cikabilecek ve kuruyacak yani aslinda KENDINDEN EMIN bir erkek arar. Bu maco erkeklere daha fazla ilgi duyan kadinlara gecerli. Bazilarin yapilari degisik ve uzun olmasin diye acmiyacagim..

    Simdi Dawkings (iki kisim yazayim alet kapalirsa birdaha yazmam)

  2. Simdi Dawkings ‘theory of everrything’ uzerinde calisma yapiyor idi.. herseyin theorisi, yani birlestirmek. Butun theoryleri.

    Herseyin theorysi P. Psikoloji. Reality that only excists in our mind. Beynimizde olusan realite/gerceklik. Herseyin theorisinin toplamin sonucu bu.

    Simdi ruhsal duzensizler var.. suur bozukluklari cumlesi dogru. Suur varliginin bilincinde olmak demek. Ve bir insan ruhsal duzensiz ise, bunun sebebi su:

    Beyniizde belirli maddelerin duzensizligi veya noksanligi, fazlaligi.

    Misal vereyim yine. Herkez antipsikotika beyin receptorlarinda dopamine uretimine yol acar der. Ben tersini diyorum. Cocaine icenlerin beyninde ani dopamine uretimi salinimi olur. Onlar hyperactiflesir. Antipsikotika beyin receptorlarinda dopamine uretimi azaltiyor veya blokluyor, sanmiyorumki kendileri bilsin, hangisi.

    Ruhsal duzensiz birisi, acmak demek uzun uzun yazmak demek. Ve sanmiyorumki anlasinlar.

    Kisacasi su: hisleri yaniltir. Kendi mantiginin kurbani. Realitesi gercegini (dunyasini) kurmaya zorlanan birisi..

    Hepsini toplayip uzerinde dusunsen. Ortaya cok guzel birsey cikarda. Malasef bazilari bilgiyi kendi menfaat ve cikarlari amacina kullaniyorlar.

    Mantik;))

  3. Depresyon azalan bir yasama icgudene isaret;))

    Tehsiz koymak koyabilmek psikolojide en degerli unsur. Ben misal psikotik ve fazlasi imisim. Etrafima zarar VERIR imisim. Kendime bakamaz imisim. Vesaire.

    Benim pek birseyim yok idi 2015de geldigimde. 80dagar tarla ektik. Koyde tarimcilar 3 tane tarla eken var. 4 capaci.

    Gel sor. En lezetli organik zebseler benimkisi idi en guzel fideleri ben sattim cevre koylerdede. Ve bahcevan olaraktan beni bikirler burada. Cevre koylerde pazarda tanilirim. Beni evlerine zorla alip cay ikram edenler var. Takdir ediyorlar.

    Ve kavun falan ekecek idim ama deli raporu alip, birsey yapmayip faradays kafesi minibus alip, traktorumu satip yani. Yatacagim

  4. Kulu savcisi yazi isleri ile ‘doga disi varliklar benle ugrasiyor gecmis’ 2ci ifademe. Ve 2 kere Konyaya suruklediler uzmanlara. Onlarin teshiside bu.

    2017de elektronik cihaz kullanimi var bana karsi mart 2015den beri diye jandarmaya yonelmek zorunda kalmis idim.

    Emniyet jandarma 2 gun alaya aldi siddet kullandi. Deli olduguma kabul ettremediler, biktilar idademi aldilar, bende kandira kandira, ‘sizi normal beni deli bilirler’ diye basimdan gecenleri ilk ifademe gecirmeye calistim ve baya bi basardim.

    Konyada ilkinde ‘bunu yasiyanlar delide yapanlarmi normal dedim.

    Ikincisinde benim sikayetlerim sunlar: 9voltluk pili bittimi diye diline degdirirsinya, daha cok kulak ici ve etrafi ve basimin on kisminda boyle elektriklenmeler var. Bir yanimda metal metala vurur gibi sesler. Kafamda uultu siziltilar. Ankarada metal detektorundan gecer iken birsey basimda pieuww etti, birden bas donmesi hafiza kaybi yasadim.

    Ruh halim suan normal. Halk arasinda buna ‘telegram zihin kontrolu’ deniliyor imis. Bende biktim beni iceriye atin iyilestirin demis idim.

    Napayim iskencelere dayanamayip zaman zaman yetkililere yoneldim basima gelmedik kalmadi. Ve yillardir disarida heryerde belli ediyorum.

    Tehsizlerini vesaire bankaya blocke koyduklari icin ogrendim. 5 gun once. Elimde birsey yok, vermediler. 28/10/2018 savci ihbari ve blocke. Olay ifadem 2017.

  5. Arkama 2ci ifademde jandarma ile disarida konusan, terliksiz corapsiz gelip oturan sahis, psikolojik danisman imis.

    Yuzume baklamadan:’duzensiz konusuyor bir psikojik uzmana yonlendirilmesi tavsiyesinde bulunuyorum’ dedi. Psikotik ruhsal duzensiz falan degil. Ben seytan cin benle ugrasiyor desem tehsisi omu olur idi.

    Disariya cikti elini omuzuma koydu (psikologya samimi gorunmek icin) ‘bu isler beni asar’ dedi.. yuzumu cevirdim ilk kez gordu.. ‘ben freudin kendi id egosunda kendi celiskisini gorup Hollandada paylasanim. Bu Kuluda bu kadar zeki bir psikologun varligina inanmaz idim’ dedim (Kuluda herkez psikologda)

    Yaylana yaylana gitti.

  6. Ben birdaha nette yprum falan yazmiyorum. Sunni bir ortamda idim ve suanda sanirsam nette sunni bir ortamdayim. Bana karsi zihin kontrolu ayari vermek icin kullaniliyor. Yonlendirmek icin beni, yani kendi zihnimde, zaten evimde telegram cihazi ile baslardan beri Hollanda Turkiye Amerika bilgi, ilim bilim hiriszligina imza atmis idi.

    En son scientiasda sunu demis idim Hollandada: hubble yalanmi evren 1000milyar isik yilindan genis mi?

    Su: hubble extreem deep 13,3 milyar yil otesini goruntulemis idi. Bir tuhaflik var idi resimde anlamiyor idim. Bir gun ceton dustu..

    Onca yildizlar sistemi var resimde. O resmin gercekte genisligi en az 100milyon isi yili olmasi lazim idi.,

    Telescop gorus acisinda/acimizda bir noktayi buyutur. Ve o buyuttugu nokta aslinda en az 100milyon isik yili eninde evrenin bir parcasini yansitiyor.

    Bak: ………. egerki bu noktalarin herbiri 100milyon isik yili eninde ise. 10 nokta evrenin 1milyar isik yilini goruntuler..

    Yani bir telescopun gorus acisina. Yani bizlerin gorus acimiza diyelim. Boyle kac nokta enine sigar? Hubble extreem deep noktasi?

    Ben sunu demis idim: eni boyu fark etmiyor, evrenin genisligini belirlemek icin. Evren en azindan 1000milyar isik yili eninde..

    Bu ne demektir??? Isigin bir yandan biryana ulusmasi i(katletmesi) cin, gereksimi: 1000milyar yil.

    Evrendeki baska olculeride boyle belirliyebilirler..

    Zid ziddinin ziddini sevmez. Bir soz varya. Sevmektir gunahim, budur benim sucum.

  7. Simdi iki sahisa telapati ile baglantilisiniz de. Inandir.

    Karsi karsiya oturt. Disaridan yonlendirme ile veya kendi urettigi, mantiksal dogru bulduklari dusuncelere goz kirpma programlamasi ekle..

    Karsilikli oturup konusmadan goz kirpissinlar.

    Obama Cin Cumhuru birde cinli yaziyor.. youtubada ve baskalari.. obama bekliyor goz kirpiyor belirli bir sekilde dusuncesine. Aktariyor..

  8. Benim cok gorusum var. Ve ben ogrendiklerim hakkinda, ilim bilim, bilnmeyenler hakkinda veya toplami. 1000sayfa yetmez bana. Yani diyecegimi diyip geri cekilen birisi degilim.

    Ama anladimki insanlarin % 99,99degersiz.

    Salih Mirzabey’oglunu bilirmisiniz siz?

    Bu insan 2002de bir kitap yazmis ismide ‘telegram zihin kontrolu’ ve saniyorumki 2016ya kadar iskencelere magruz birakilmis.

    Ciktiginda Akpartili Chpli milletvekilleri geldi falan diye konferans salonunda isin ciddiyetini belirtmek icin paylasimlarda bulunuyorlar.

    Simdi sorun dersin nerede? Ve kimse gormez. Gormus olsada umursamaz. Kendisi cikinca onca eser meydana geldigi icin, psikolojik olaraktan bu olanlari bir yere yakistirmis, eserlerine.

    Bunu normal gorup yapabildikleri icin yapiyorlar.

  9. Fethullah Gulen beni kiskaniyor idi.. ‘amerikayi verseler elinin tersi ile yit’ din TATAR cig borekcilerin sunlarin bunlarin elinde’ yine sesli ‘TAHIR’.

    ‘NE ALAKASI VAR’ . Kobaninin Ankara ile Istanbul ile alakasi yok..

    Bana hitaben. Benden esinlenme idi. Hollandada beni arkasina almak icin ama bir gemiyi bana cok goruyor.

    Ben insanlikla alakasi var. Turkiye 2ci dunya savasi sirasinda tribunlerde yerini almadi, treni iceriye sokmadi’ vesaire demis idim.

    Ve bunlari ve digerlerini bir yerime takmayan idim.

    Boyle sacma sapan imalar sunlar ile ben ugrasamam gelirim yok idi, annemin evinde ikamet ediyor idim.mderdim o idi.

    Kendiniz Fethullah gibi kitaplarini daha cok satmak icin, tek gelirim kitaplarim falan,,

    Tayip evet cebini doldurdu etrafininkinide aciktan belli.

    Ben surunuyorum lan, bunun yaninda asalanan zarar goren hep benim. Yok Hollanda yok Amerika yok Turkiye

  10. Benim zarar gorup, bunlardan sonra birseyler olma ilerleme, ihtiyacim yok.

    Ben 2014de de vrije gedachte’da mekanDA zamani paylasmis idim. Gerisini bosver.

    Cikiyorum, yazar mantik hakkinda kendi dusncelerini yasasin, ortaya ne koymak ister ise ileride onu koysun, cogu zaten mantik ozurlusu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz