Tashih Dergisi “Gazze: İnsanlığın Son Çıkışı” Dosyasıyla Yayın Hayatına Başladı

Uluslararası siyaset, tarih, sosyoloji ve kültür-sanat ekseninde yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen iki aylık analiz dergisi Tashih, okurlarıyla buluştu.

Güçlü Bir Yayın Kurulu ve Akademik Kadro

Tashih dergisinin yayın yönetmenliğini Halil Kurbetoğlu, yayın koordinatörlüğünü ise Fikri Cumhur üstleniyor. Derginin yayın kurulunda Prof. Dr. Yasin Aktay, Fikri Cumhur, Prof. Dr. Enis Doko, Dr. Selman Emre Gürbüz, Turan Kışlakçı, Zahide Tuba Kor, Halil Kurbetoğlu, Peren Bírsaygılı Mut, Doç. Dr. Mehmet Rakiboğlu, Cuma Obuz, Dr. Selim Sezer ve Doç. Dr. Selçuk Türkyılmaz gibi Türkiye’nin tanınan akademisyen, yazar ve fikir insanlarından oluşan zengin bir kadro bulunuyor.

Manifesto: Küresel Epistemik Tahakküme ve Siyonist Paradigmaya Reddiye

“Yeni-kolonyalizme ve Siyonist Paradigmanın Küreselleştirilmesine Reddiye” alt başlığıyla duyurulan manifesto, modern dünyanın insanı ve anlam dünyasını kuşatan karanlık yapısına karşı köklü bir itiraz niteliği taşıyor.

Dergi, modern dünyanın hakikat ufkunu sistematik olarak kapatan; insanı yalnızca biyolojik dürtüler, güç ilişkileri ve tahakküm refleksleriyle açıklayan indirgemeci ontolojik rejimi reddediyor. Savaşın, sömürünün, işgalin ve kitlesel şiddetin insanlığın “kaçınılmaz doğası” gibi sunulmasına karşı çıkan Tashih, bu yaklaşımın insan vicdanını felç eden bir normalleşme süreci ürettiğine dikkat çekiyor. Özellikle Gazze’de çocukların canlı yayında katledilmesi karşısında küresel sistemin gösterdiği duyarsızlığın, sadece siyasi bir kriz değil, insanlığın anlam dünyasındaki büyük bir çöküşün açık göstergesi olduğu vurgulanıyor.

“Hafızaların İşgali”ne Karşı Ontolojik ve Ahlaki Bir Duruş

Manifestoda, karşı karşıya kalınan durumun yalnızca askeri ya da ekonomik bir hegemonya olmadığına, aksine hakikatin dilini dönüştüren, kavramların içini boşaltan küresel bir epistemik tahakküm düzeni olduğuna dikkat çekiliyor. “Güvenlik”, “medeniyet”, “istikrar” ve “küresel düzen” gibi kavramların, işgali ve şiddeti meşrulaştıran siyonist-kolonyalist aklın ideolojik araçlarına dönüştürüldüğü ifade ediliyor.

Tashih, Gazze’den Doğu Türkistan’a, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan coğrafyaları yalnızca jeopolitik kriz alanları olarak değil; aynı zamanda hafıza kırımının ve yeni-kolonyal düzenin laboratuvarları olarak ele alıyor. Toprakların işgali kadar hafızaların ve anlam dünyalarının işgal edilmesine de karşı çıkan dergi, düşünceyi yeniden hakikat, adalet ve insanlık onuru etrafında inşa etmeyi amaçlıyor.

İnsan Onurunu ve Hakikati Savunan Bir Çağrı

Herhangi bir dine veya etnik kimliğe karşı olmadığını, asıl hedefin dini ve kutsalı araçsallaştırarak küresel tahakkümü meşrulaştıran zihniyet olduğunu belirten dergi, düşünce insanlarına ve vicdan sahibi herkese çağrıda bulunuyor: Dünyayı kuşatan yeni-kolonyal ve siyonist paradigmayı teşhir etmek, kavramların üzerindeki ideolojik sis perdesini aralamak ve düşünceyi yeniden insan onurunun hizmetine sunmak.

İlk sayısı ve derinlikli manifestosuyla yayın hayatına adım atan Tashih dergisi, çağın dayattığı nihilist kadere karşı hakikatin, adaletin ve merhametin hâlâ mümkün olduğunu savunan güçlü bir entelektüel platform olarak okurun karşısına çıkıyor.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

DAHA FAZLASI