Great West

117

Türkçesi «Büyük Batı». ABD’ye yakıştırılan birçok sıfattan biri. Ünlü Yunan şair-filozof Odiseas Elitis ABD’ye ilişkin olarak, «Hiçliğin Adâleti» tanımını kullanmıştı. Merhum sanki 40 yıl önceden «Büyük Batı»nın 2001’de tüm dünya üzerinde başlatacağı «Ebedî Adâlet» isimli topyekûn savaşı öngörmüş gibi. Belki, Mozart’ın ömür boyu bekâr kaldığını (bâkir), Haydn’ın «evgenist» (öjenist: saf soycu), Braque’ın aşırı ciddi, Matisse’in ise obsesif düzeyde temiz-titiz olduğunu bilenlerin sayısı fazla değildir. Fakat bu bilgiler Tıp’ta «uzak hafıza» adı verilen bölgede âdeta bir «derin» arşivde saklanmaya mahkûm kısmen de «televole» bilgileri. İşte bu nedenle günümüzde, insanların «aktif hafızası» boş kalıyor. Yani, «aktif hafıza»nın içini «uzak hafıza»daki «ıvır zıvır» bilgiler doldururken, «aktif hafıza»da bulunması gereken hayatî ehemmiyete haiz bilgiler «uzak hafıza»ya kaçıyorlar. O sebeble, Elitis daralıyor:

«Beden, ismin üzerinde oturuyor, isim de bedenin,

o nedenle can çekişiyor bütün hayatlar

Adâlet’in sesinin sırrı için

Ey Allah’ım ne kadar da zor!»

Hz. İsa (A.S), havari Petros’a, «horoz ötene kadar beni üç kere inkâr edeceksin» diyordu, öyle de oldu. «Petros» kelimesi yunanca; «Petra»dan geliyor ve «kaya, büyük taş» anlamında. Batı dillerinde, «Peter», «Pierre», «Pierro», «Pietro», «Pedro», «Petar» biçiminde söyleniyor. Havarilerin arasında itikadı en kuvvetli olanlardan biri Petros, kaya gibi. Anatomi bilgisi olarak; «Pars Petrosa» (Kayası Parça) Kafatasını oluşturan temel kemiklerden olan «Temporal Kemik» (Şakak Kemiği)in üç parçasından biri. Bu kemik -Kayası Parça hariç- kafatasının en zayıf kemiği ve kafa travmalarında en az direnebilen bölümü. Buradan alınan şiddetli darbelerin «ölüm»le sonuçlanması ihtimali yüksek. Paradoks da burada, hem «kayası parça»yı içeriyor hem de kafatasının en zayıf bölümü, şakak. Çok ilginç bir tevâfuk, Fethi Şakakî’nin, başına aldığı kurşunların ikisi de şakak bölgesindendi.

«Rüyâlarımızı mısralara dökmek yetmez, bu çok az birşeydir. Teklifâtımızı siyâsallaştırmak ise çok fazla birşeydir. Maddî dünya dediğin şey de, altı üstü bir maddeler karmaşasıdır. İyi ya da kötü mimarlar olarak bizlere düşen ise, Cennet’i veya Cehennem’i örmektir. Ancak bu, bize durmadan şiir yazdırır. Böylece, kaderimiz ellerimizi oynatır»

Neden beyin kanaması riski «şakak»ta çok yüksektir? Sadece «Şakak» zayıf bölge olduğu için mi? Hayır, Beyni besleyen en önemli arterlerden (atardamarlardan) biri olan «Arteria Cerebri Media» (Orta Beyin Arteri) o bölgede ve yüzeye nisbeten daha yakın bulunduğundan. Normalde vücudun bütün arterleri çok derinde lokalizedir, yani çok iyi korunmuşlardır. ACM da aslında iyi korunmuştur ama öbürlerine göre biraz daha yüzeyeldir. «Arter» kavramını ilk kullanan Aristotelis’tir. «Airtiria»; Yun. «İçi hava dolu boşluk, boru». O dönem yapılan teşrihlerde, (kesip parçalara ayırma, diseksiyon) hâliyle arterlerin içi boş olarak göründüğünden, bunların içinde kanın dolaşabileceği gibi bize çok basit görünen bir olgu atlanmış ve bunların içinde havanın dolaştığına hükmedilmişti ve o nedenle de «Airtiria» denmişti. Bu bağlamda, aslında «Arter» kelimesinin mânâsı bu günkü kapsamına mugayyirdir. «Hava» yerine «Kan» konulsa, belki «Hematiria» dense…

MOSSAD’ın yakın mesâfe infazlarını «şakak»tan vurma yöntemiyle gerçekleştirdiği biliniyor. Amerikalılar (Büyük Batılılar) bu tarza, «Trading with the enemy» (Düşmanla ticâret yapmak) adını veriyorlar. Amerikalılar da Vietnam’da bu infaz stilini kullanıyorlardı: «Şakak’tan».

«Şakaklarında terler, yağmur misâli

beklerken arsız çalılar arasında

kırmızı bir alaz yaladı kallavi şatoyu

bir ejderin feryadı yayıldı

Sidre-i Müntehâ’dan…»

Büyük Batı’nın adâleti şu sıralar dünyanın şakağını arıyor, şakaklarında boncuk boncuk terlerle… Her şakağın da bir «Petros»u olduğunun bilincinde midir bilinmez… Dünya ve Kartel Medya’ları, «Arteria Cerebri Media»yı arıyor, bulur mu bilinmez…

Afganistan, dünyanın en «Kayalık» bölgelerinden biri… Fransız medyasında, Ladin’e takılan birçok lakaptan biri de «Petro le Fou» (yani Deli Petro), bak sen şu tevâfuka, «Deli Kaya». Âlem-i İslâm’ın «şakak»ı Türkiye. Diğer bölgeler iyi kötü, bağırıp çağırıyor. Türkiye’nin şakakları terliyor… Alamut (Kartal Yuvası), Hasan Sebbah’ın «Fedaiyyun»u orada üstlenip eğitiliyordu… Kartal’da bir Petros… Kartalkaya… Ladin; Yun. «Leto»dan geliyor. Apollon ve Artemis’in annesinin ismi. Leto, Apollon’u Dilos adasında bir Ladin ağacının altında dünyaya getirdiği için ağaç «Leto’nun ağacı» adını alıyor. Kaya gibi ağaç, güçlü ağaç, Zeus’un en sevmediği ağaç; Ladin ağacı. Artemis; Avcılık ilâhesi… Roma’daki karşılığı Diana… Diana: Güney Kürdistan’da Müslümanlar Kürt mücahitlerin en yoğun olduğu alan… Leto-Apollon-Diana-İN. Rocky Mountains (Kayalık Dağlar): ABD’nin kuzeyinde bir dağ silsilesi, Tıp literatürüne de geçti: Rocky Mountains Fever (Kayalık Dağlar Ateşi, humması) çok ağır bir enfeksiyon… ABD’nin «terörist» devletler için geliştirdiği yeni kavram: «Rocky States!» (Kayalık Devletler-Serseri Devletler. Söyleyene değil söyletene bak!)… Feretro: Yun; tabut mânâsına. «Fer to ro» (Yunanca; «Ro harfini getir» anlamında). Kayayı getir, tabutu getir…

«İsim Kumandan, beden Büyük Doğu.

Can çekişiyor bütün hayatlar

Adâlet’in sesinin sırrı için

Allah’ım….»

 

Kaynak: H.A. “Akademya’ya Doğru Sitesi”, 2001-2005 (2010 öncesi arşiv makalelerimizde yazarlarımızın adları, açık isimleriyle yayınlandıklarında makalelerini yeniden tashih ihtiyacı duyabilecekleri ihtimaline nazaran, yazarlarımızın talebi olmadıkça sadece isimlerinin baş harfleriyle paylaşılmakta, böylece bu önemli ve değerli arşivimizden kamuoyunun istifadesi amaçlanmaktadır.)

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz!