İçiçe İki Mevzu

Stephen Hawking, 1942 yılında Londra’da zengin bir ailenin en büyük oğlu olarak dünyaya geldi (Toplam 4 kardeş). Oxford Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğretimine Cambridge’te devam etti. 1965 yılında filolog-dilbilimci Jane Wilde ile evlendi. 1967 yılında ALS hastalığına yakalandı.1969 yılında Londra Üniversitesi’nden ünlü matematikçi Roger Penrose ile birlikte teorisini ortaya attı. Buna göre, Kâinat’ın çok yoğun olduğu dönemde, kara noktaların ortaya çıktığı öngörüldü. Bilâhare, kara noktaların sürekli ışıyarak kütle kaybettiğini, Alternatif Âlem’den (Negatif Evren) bu Âlem’e sıçrayarak patladıklarını ortaya koydu. Nihâyet bu kara noktaların “Madde”yi üretiğini (üretimine yol açtığını) açıkladı. Böylece, Albert Einstein’ın Relativity (Görelilik, Bağıllık) nazariyesi ile Quantum teorisini birleştirerek bir tek teori altında topladı. Bu nedenle, hem çağdaşlarını hem de seleflerini aştı ve rakipsizliğini ilân etti. Yani, “Primum İnter Pares” (Eşitler arasında birinci) değil, eşitlerin önündedir.

Karadelik (Black Hole): Bir yıldız kendi çekimine (cazibesine) yenilmek suretiyle tükenir (ölür). Bu tükenişin (çöküşün) en ileri (durduralamaz) evresi “Karadelik”tir. Karadelik ayrı bir “Âlem” ifâdesidir. Karadelik tarafından yutulan madde (varlık) geri dönemez, ondan haber de alınamaz. Âdeta bir “Pusu” mekânıdır. Karadelik tarafından yutulan varlığın boyu sonsuz bir lif mesâbesindedir ve niteliği de quant (zerre) enerjisidir. Kara nokta (Black Point) veya kara delik, Kâinat’ın yaradılışıyla birlikte ortaya çıkan “Quantik” alanlar olabildiği gibi, büyük bir yıldızın çökmesini müteâkip, sonsuza doğru büzüşen (collapsing) yıldız kalıntıları da olabilir. Noktavî bir karadeliğin (kara nokta) yoğunluğu Güneş’ten daha yüksektir. Kendi ışığını dahi yutacak kadar yüksek bir cazibeye sahibtir. Onun çekim alanına giren hiçbir şey kaçamamakta, mutlaka yutulmaktadır. Bu nedenle kendini gösteremez ve saklanır. Zira, kendi ışığını da yutmaktadır.

Karadelikler, tedricen Kâinat’ı yutma ve “karartma” eğilimindedirler: ZULMET’e dönüş! Madde’nin ve enerjinin kendilerini sakınmalarını da engeller. Karadeliğin kullandığı enerji, yüzey-çekim enerjisidir ve bu enerji tükenmek nedir bilmez. Ayrıca, eğer dönüyorsa “Rotation” (Dönme) ve Elektrik yüklüyse “Elektrik” enerjisine de sahibtirler. Gerilemezler, küçülmezler, pörsümezler bilakis büyürler, genişlerler ve diğer karadeliklerle birleşirler.

Klasik fizik yasaları burada geçerli değildir, müflistir. Şimdiki inanç odur ki, bütün galaktik sistemler ardışık olarak karadelikler tarafından yutulacaktır tâ ki, karadelik enerjisine üstün gelebilecek başka bir alternatif enerji ortaya çıksın (eğer çıkarsa).

Tekilliği noktavî olan ve dönmeyen karadelikler, yuttukları varlıkları en küçük bileşenine kadar ayırıp kendine katarken, Dönen-Yüklü olan ve tekilliği halkavî olan karadelikler yuttukları varlıkları kendilerine katmak yerine Alternatif bir Âlem’e (Alternatif Uzay) transfer eder. Böylelikle Gözlem Ufku’nun dışında kalan bir Âlem’e ulaşılabilir. Bu anlamda karadelik bir tünel-köprü vazifesi görür. İki Âlem bu sâyede birbirlerine bağlanırlar. Yani Zaman’da ileri veya geri gidilir. Bu tüneller sistemine “Corn Pipes” (Boynuz Borular) adı verilmekte ve bütün bu kanalların (boruların) “Süper-Uzay”a açıldığı kabul edilmektedir. Süper Uzay; boyutsuz, sıfatsız ve Zaman’sız bir alandır. Muhtemelen Uhra’dır. Son tecritte; karadelik sonun başlangıcı olup, orada mutlak soğukluk (eksi 273,16 santigrad derece yani “0” Kelvin) ve Hiçlik (Nothingness) hâkimdir. Kabbala kitabı bunu 1. Sefirot olan “Keter”le izah eder. Tekillik (Singularity): Zaman-Mesâfe kavramı ortadan kalkar, Uzay Zaman’a, Zaman Uzay’a dönüşür. Klasik Evren kanunları işlemez ve bilim orada terkedilir. Yani Tekillik, dönüşsüz ve fantastik bir kara merkez hadisesidir. İslâm inancında ise “Ahadiyyet” olarak ele alınır. Burası bilim dilinde “Tachionlar Âlemi”dir ki, burada herşey Işık’tan hızlı devinir ve bütün değerler “negatif”tir ve mücerred’dir.

ALS (Amyotrophic Lateral Sclerosis): A: Yunanca, Olumsuzluk öneki Mis: Yunanca, Kas, Adâle Trofo: Yunanca, Beslemek, geliştirmek Lateral: Latince, Yan, yan taraf, iç tarafın (Medial) tersi Skliro: Yun, sert, katı Kasların gelişmelerinin (beslenmelerinin) durması sonucu yanların (dış taraflar) sertleşmesi, katılaşması. Mot a mo çevirisi böyle. Tıbbî olarak, Kas sisteminin gelişmemesi ve erimesi, bu nedenle hastanın tüm hareket ve zamanla konuşma yetisini de yitirmesi. Beynin harabiyete uğramaması ve etkinliğini sürdürmesi.

Saint Stephan (Aziz Stephan): Hristiyanlığın ilk şehidi olarak kabul edilen aziz. Kudüs’te Yahudiler tarafından taşlanarak katledildi.

Hawk: İngilizce, Şahin. To Hawk: İngilizce, bir mal satın almak ya da alışveriş yapmak üzere seyahat etmek.

Birbirinden bağımsızmış gibi görünen, içiçe geçmiş ikinci mevzu: Yuhanna’nın Vahyi (Eski Ahid), Bap 9 Âyet

1-Ve 5. Melek boru çaldı, ve Gök’ten yere düşmüş bir yıldız gördüm; ve O’na Cehennem Kuyusu’nun anahtarı verildi.

2-Ve Cehennem Kuyusu’nu açtı, ve kuyudan büyük bir külhan dumanı gibi duman çıktı; ve kuyunun dumanından Güneş ve Hava karardı.

3-Ve dumandan, Yeryüzü’ne çekirgeler çıktılar; Yer’in akreblerinde kudret olduğu gibi onlara da kudret verildi.

4-Ve onlara denildi ki, Yer’in otuna, bir yeşil şeye ve bir ağaca değil, ancak alınları üzerinde Allah’ın mührü olmayan adamlara zarar versinler.

5-Ve kendilerine, onları öldürmesinler, ancak onlara 5 ay eziyet edilsin, diye ruhsat verildi; ve onların eziyeti, insanı soktuğu zaman, akreb eziyeti gibi idi.

6-Ve insanlar o günlerde ölümü arayacaklar, ve onu asla bulamayacaklar; ve ölmeyi arzu edecekler, ve ölüm onlardan kaçacaktır.

7-Ve çekirgelerin şekilleri, ceng için hazırlanmış atlara benziyordu; ve başları üzerinde sanki altına benzer taçlar vardı, ve yüzleri insanların yüzleri gibi idi.

8-Ve kadınların saçları gibi saçları vardı, ve onların dişleri aslanların dişleri gibi idiler.

9-Ve demirden zırhlar gibi zırhları vardı; ve kanatlarının sesi arabaların, cenge koşan çok atların sesi gibi idi.

10-Ve akreblere benzer kuyrukları ve dikenleri vardı; ve insanlara 5 ay zarar vermek için onların kudretleri kuyruklarında idi.

11-Ve onların üzerinde kral olarak Cehennem’in meleği vardı, onun adı İbrânîce Abaddon (Helâk edici) ve Yunanca Apollon’dur.

Şimdi sıkı duralım;

Tilki Günlüğü, Cilt 4, Sayfa 23

18 Şubat 1989

Tablo: Çekirge Görmek

Biriktirici… İçine alan, kuşatan… Câmi… Harabe… Korku,korkutmak… Kavim, kabile… Deve Semeri… Tavşan yavrusu… Bir nevi sinek… Delil… Bal… Asil… Temel, esas… Havva… Bahadır, çeri, kahraman, öncü… Yaranın etrafındaki kabarık etler… Hicâb, örtü… Çuha ve buna benzer kumaşların ters yüzlerinde tüy… Şeftali ve buna benzer meyvelerin üzerlerinde bulunan ince tüy… Hava, Dünyayı çeviren atmosfer… Hafif Yel… Bir binanın üzerine kat çıkma hakkı… Bir yerin hâli ve sıhhat bakımından durumu… Müzikte ezgili ses, sadâ… Günahlı iş… Aslan… Hâli olmak, boş olmak… “Ben” nokta… Düşmek, sâkıt olmak… Havan… Siyah… Yağmacılar güruhu…

Keter: İbrânîce; Taç, Hiçlik…

Akrida: Yunanca; Çekirge…

Akreb: Arapça; zehirli bir varlık (böcek)…

Akreb yetkisi verilmiş çekirge: Akrida

Akron: Yunanca; Uç, ekstrem

Akrobat: Yunanca; Uçları üzerinde yürüyen, hareket eden.

Ari: İbrânîce; Aslan…

Ârî: Temiz, saf…

Aurum: Latince Altın, “Aura”dan mülhem.

Aura: Şafak, Azizler’in ve peygamberlerin başları etrafında bulunan nur hâlesi…

Meli: Yunanca, Bal

Malîa: Yunanca, saç “Bal saçlı kadınlar”…

Dens: Latince; Diş

Dense: Fr; Yoğun, kesif.

Apollon: Yunan mitolojisinde 12 ilâhtan biri, Leto’nun (Ladin) oğlu, Artemis’in (Diana) erkek kardeşi. Lyr (Lira) çalmasıyla ve romantizmle ünlü. Kâhinler diyarı Delfi’de, Pithonas adlı yılanı öldürüyor. Müzikle anılıyor.

Müzikte ezgili ses, sadâ…

Ladino: İbrânîce’nin Avrupa ağzı…

“Ve çekirgelerin şekilleri, ceng için hazırlanmış atlara benziyordu; ve başları üzerinde sanki altına benzer taçlar vardı, ve yüzleri insanların yüzleri gibi idi. Ve kadınların saçları gibi saçları vardı, ve onların dişleri aslanların dişleri gibi idiler”.

“Akridalar’ın (Akreb yetkili çekirgeler) şekilleri, Bahadır, çeri, kahraman, öncülere benziyordu; başları üzerinde sanki “Aura”ya benzer “Keter”ler (taçlar ve hiçlikler, hiçlik tâcı) vardı, ve yüzleri insanların yüzleri gibi idi. Ve kadınların saçları gibi saçları vardı (uzun-bal saçlıydılar) ve onların dişleri (yoğunlukları) “Ari”lerin (Saflar’ın, temizlerin, aslanların) “yoğunluğu” gibi idi”.

Daha ne desin, Ne dediyse O!..

Kaynak: H.A. “Akademya’ya Doğru Sitesi”, 2001-2005 (2010 öncesi arşiv makalelerimizde yazarlarımızın adları, açık isimleriyle yayınlandıklarında makalelerini yeniden tashih ihtiyacı duyabilecekleri ihtimaline nazaran, yazarlarımızın talebi olmadıkça sadece isimlerinin baş harfleriyle paylaşılmakta, böylece bu önemli ve değerli arşivimizden kamuoyunun istifadesi amaçlanmaktadır.)

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz!