KİTAPLAR VE NECİP FAZIL – 8 (Edebiyatımızı Karış Karış Tarayan Projektör)

63

Sadece Doğunun, Batının ve Osmanlı büyüklerinin değil, Tanzimat’tan kendi nesline kadar uzanan fikir ve sanat hayatının Türk kütübhânesine yığdığı erzak da, Necib Fazıl’ın “fikir ve ruh bünyesinde kan haline gelen” gıdanın arasındadır. “Namık Kemâl” eseriyle ilgili bahiste, zaten Tanzimat devrine ait zengin bir malzemeye sahib olduğunu gördük. 1936 yılında, devrin en tanınmış yazar ve aydınlarını kadrosunda barındıran ve kendi idaresinde yayınlanan “Ağaç” mecmuasının 4 Nisan tarihli 4. sayısından 30 Mayıs’taki 9. sayısına kadar “Manzara” başlığı ile “Türk sanatkâr ve entellektüeline” bakışını resmetmiştir. Bu altı yazı, daha sonra “Allah Kulundan Dinlediklerim”de “MEKTUP” şeklinde, zenginleşmiş, olgunlaşmış ve rötuşlanmış olarak yayınlanacaktır.

Üstad bu “manzaralarda” Tanzimat’a kadar gelen devredeki Osmanlı entellektüeline takdirini ifade ettikten sonra, Namık Kemâl’in bazı kitablarından başlayarak, Ziya Paşa’nın “Harabat”, Recaizâde Ekrem’in “Zemzeme”, Muallim Naci’nin “Demdeme”, Abdülhak Hamid’in “Makber” gibi eserlerine dair yorumlar yürütür. Ahmet Mithat Efendi’nin romancılığını değerlendirir.

“Manzaralar” devam eder: Tevfik Fikret ve Halit Ziya’dan Cenap Şahabettin’e kadar bütün Edebiyat-ı Cedide şair ve romancılarını, hemen arkasından Şahabettin Süleyman, Rıza Tevfik, Abdullah Cevdet, Ahmet Şuayip, Baha Tevfik gibi isimlere bakışını “hüküm çekirdekleri” hâlinde sıralar. Sonrasında Ziya Gökalp’ten başlayıp Yahya Kemâl, Mehmet Âkif, Hüseyin Rahmi, Refik Halit, Ömer Seyfettin, Yakup Kadri, Halide Edip, Ahmet Haşim ve benzeri şöhretler etrafında “Dünya Harbi ve sonrası Türk sanat ve fikir ve adamına” yaklaşımını dile getirir.

Son olarak; Mustafa Şekip Tunç, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi, Hilmi Ziya Ülken, Nâzım Hikmet, Reşat Nuri, Vedat Nedim, Sait Faik, Orhan Veli gibi imza sahiblerini değerlendirir (Not: Biz bu isimleri, Ağaç’taki “manzaralardan” değil, aynı yazıların “Allah Kulundan Dinlediklerim”deki zenginleşmiş ve olgunlaşmış son hâlinden faydalanarak sıraladık. Çünkü özellikle son paragraftaki isimlerin birçoğu o tarihte Ağaç’ın yazı kadrosundan olup, Üstad’ın henüz ümidini yitirmediği kişiler vardır aralarında).

Üstad Necib Fazıl, birkaç paragraftır adını sıraladığımız kalem sahiblerinin hepsini, “Genç Şair” diye anıldığı yıllarda OKUMUŞ, yetişebildiklerinden birçoğu ile arkadaşlık kurmuş ve sonrasında fersah fersah geride bırakmıştır onları. Gerek “Bâbıâli”de, gerek “Edebiyat Mahkemeleri”nde ve gerekse bu seri yazılarında verdiği hükümlerin ne kadar isabetli olduğunu anlamak için Türk edebiyatıyla birazcık haşır neşir olmak yeter.

Kaynak: H.Y. “Kitaplar ve Necip Fazıl” başlıklı henüz yayınlanmamış bir eser çalışmasının bölümler hâlinde naklidir. “Akademya’ya Doğru Sitesi”, 2001-2005 (2010 öncesi arşiv yazılarımızda yazarlarımızın adları, açık isimleriyle yayınlandıklarında yazılarını yeniden tashih ihtiyacı duyabilecekleri ihtimaline nazaran, yazarlarımızın talebi olmadıkça sadece isimlerinin baş harfleriyle paylaşılmakta, böylece bu önemli ve değerli arşivimizden kamuoyunun istifadesi amaçlanmaktadır.)

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi giriniz!