“Shokkankaku Projesi” ve Elektromanyetik Dalgalar

1
82

Bu yazıyı kaleme almadan henüz bir hafta kadar önce (3 Aralık Salı akşamı) bir –Japon- televizyon kanalında tevafuken yakaladığımız bir sahne, günümüzde gelişen teknoloji sayesinde sanal ve reel dünyanın ne denli yaklaştırılmış olduğunu isbat ediyordu adeta. Program, bilim ve teknoloji merkezli bir program da değildi üstelik. “Golden Time” dedikleri, bizim gibi çoğunluğun evine dönüp akşam yemeğini yediği bir zamana denk gelen saate yayınlanan, Japonya ve dış dünyadaki ilgi çekici olaylardan seçmelerin sunulduğu eğlencelik türden bir program. Akıl almaz kazalar; şaşırtan, eğlendiren, güldüren olaylar derken konukların bulunduğu stüdyoya, tekerlekli bir masada küçük boy ekran televizyon ebatında bir cihaz getirildi.

Cihaz çalıştırıldı ve tam altına gelen ışıklı şekiller belirdi. Bu şekiller, ışıktan oluşan minyatür bir havai fişek gösterisi idi. Stüdyodaki konuklardan birine ışıkların, yani havai fişek şeklindeki ışıkların düştüğü yere elini koymasını istedi cihazı üreten genç üniversite öğrencisi. Konuk, biraz da çekinerek dediğini yaptı. Etkileyici güzellikteki şekiller elinin üzerinde gezmeye başladığında çığlık attı. Fakat bu canı yanan bir insanın tepkisine benzemiyordu. Işıkları elinin üzerinde HİSSEDİYORDU.

Biraz sonra farklı bir şekil verildi cihazdan. Bu parmak kadar, küçücük bir kertenkele idi. Her haliyle o da o kadar gerçekti ki. Kıpır kıpır yürüyen bir kertenkele. Biraz sonra havai fişek örneğinde olduğu gibi, konuktan elini masanın üzerine koyması istendi. Kertenkele kendisine ulaşıp, elinde kolunda yürümeye başladığında yine çığlığı bastı konuk.

“-Olamaz! Sadece bir ışık olduğunu bilmesem gerçek bir kertenkele kolumda yürüyor sanacağım!”

Aynı uygulama başka konuklar üzerinde de denendi. Hepsi aynı şeyi söylüyordu.

Bu kadarla da kalmadı. Aynı kertenkeleyi, daha doğrusu o görüntüyü bu kez, bir kabın içindeki suya verdiler. Suyun üstünde yüzen kertenkele, her hareketinde suyu da hareketlendiriyor, etrafına gerçekten de yüzen kertenkele gibi şu sıçratıyordu. Işık-kertenkele hem cilde dokunma ve hem de suya etki verebiliyordu, hakiki bir kertenkele gibi…

“Shokkankaku Projesi” dedi mucidi olan genç öğrenci bu çalışması için. Verilen görüntünün sadece bir ışık olmadığını, ELEKTROMANYETİK DALGA içerdiğini ve bu sayede DOKUNMA hissi yaşatıldığını söyledi. Bu yönde çalışmaların başka ülkelerde de yapıldığından ve gelecekte bilhassa sinema sektöründe kullanımının etkileyiciliğinden bahsedildi programda. İnsanlar artık sadece filmleri izlemeyecek, sahnelerin içinde olacak, rüzgârı, ısıyı vesaireyi hissedecek, dokunacak deniyordu…

-Şimdilik- sadece bir yazı ile de olsa Akademya ailesinin bir üyesi olan ReiTakahara ile bu konuyu konuştuğumuzda, Disneyland’da bunun benzeri gösterilerin olduğunu söyledi. Dediğine göre, sinema salonunda dev bir kedi başı tüm sahneyi kapladığında kedi hapşırıyordu ve bunu realitede seyirciye hissettirebilmek için hem bir rüzgar gibi (diyelim) bir esintiyi ve hem de sıçratılan su zerrelerini yüzünde hissediyordu seyirci. Kedi tam da suratınıza hapşırmış oluyordu, hem de burnunuzun dibinden.

Ayrıca yine, binlerce fare perdeden üzerinize doğru geliyormuşçasına bir sahne verildiğinde, bu esnada sanki bu fare ordusu vücudunuzdan yürüyerek uzaklaşıp gidiyormuş hissi verildiğini de söyledi Takahara. Disneyland’a ve Disney-Sea’ye birkaç defa gitmişliğim vardı, demek ya denk gelmemiştik yahud da yeni bir gösteri idi bu.

Uzaktan Cihazlı Zihin Kontrolü bahsinde kullanılan bir metod olması bakımından bu tarz uygulamaların varlığından haberdardık, ancak gencecik bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen böylesi bir icadla çerezlik televizyon programında karşılaşmak biraz şaşırttı bizi doğrusu.

Bu tür çalışmaların devasa laboratuvarlarda askeri amaçlı kullanım için DARPA gibi kuruluşlar bünyesinde yapıldığı da bir gerçek. Hep vurguladığımız gibi, kapitalist sistemin vazgeçilmezi olarak askeri alanda kullanım dışında başka sektörlerle de paylaşılan teknolojiler bunlar. Çok daha derin buuddaki, askeri amaç dışında kullanılmayan, paylaşılmayan projeleri unutmamak gerekiyor.

Bu arada mezkûr teknolojik gelişmelerin Türkiye medyasında da yer bulduğunu hemen söyleyelim. Bir ay kadar öncesinden bir haber:

“Disney’den sanal görüntüde gerçek dokunma hissi veren ekran.

Dünyanın en çok tanınan medya şirketlerinden biri olan Disney’in Pittsburgh’da kurduğu araştırma laboratuvarı yeni geliştirdiği ekranı tanıttı.

Dokunmatik ekranların hayatımızın en önemli parçalarından biri haline geldiği günümüzde Disney Research’ün test ettiği ürün dokunmatik ekranda nesnelerin hissedilebilmesine olanak tanıyor.

Dijital dünya ile gerçek dünya arasında köprü oluşturacak projenin temel çalışma mantığı ise gayet basit. İlk olarak nesnelerin topografik haritaları çıkarılması ile başlanan süreçte bu bilgiler geliştirilen yazılıma yükleniyor. Kullanıcının ekrana dokunması ile elektromanyetik dalgalar göndererek 3 boyutlu bir cisme dokunma hissi sağlanıyor. Çalışma mantığı olarak basit olmasına karşın elektromanyetik dalganın doğru nokta ve doğru dalgada ele temas etmesi gerçekliği belirleyeceği için ciddi bir araştırma ve geliştirme süreci gerektirdiğini de belirtmek gerekli.

Hayatın her aşamasında kullanılabilme potansiyeline sahip ürünün seri üretime geçmesi durumunda, pazarlama odaklı yeni modelleri de beraberinde getireceğe benziyor. Bu gelişme özellikle internetten alışveriş yapmama gerekçesi olarak sıkça kullandığı “dokunmadan almam” yerine, yeni bahaneler bulmaları gerekebilir.

Bir gün çizgi filmlerin bu özelliğe sahip ekranlardan sunulması ile birlikte, sağlayacağı etkileşimin çocuk gelişimi üzerinde önemli etkileri olabileceği söyleniyor. Projenin müzeler için kullanılabilme imkânı ise sosyal sorumluluk açısından önem taşıyor. Dünyanın her yerinden çocuk ve gençlerin tarih öncesinden kalmış fosillere veya eski çağ eşyalarına “dokunabilmesi” yeni nesil için büyük bir şans olabilir.

Kullanıcı etkileşimi sağlamak ve video temelinde araştırmalar için kurulan Disney Research bu proje ile hem laboratuvar için, hem de kurucusu olan Disney için vizyon belirlemiş oluyor. Yakında yeni projelerle daha fazla göreceğimizi tahmin ettiğim Disney Research’ün dokunmatik ekran projesini Seung-Chan Kim, Ali Israr, IvanPoupyrev hazırlamış.” [1]

Haberi kaynağından okumak isteyecekler içinpdfdosyası da var. [2]

Notlar:

[1] http://www.teknokolikleriz.biz/haberler/disneyden-sanal-goruntude-gercek-dokunma-hissi-veren-ekran.html

[2] http://www.disneyresearch.com/wp-content/uploads/uist-2013-final.pdf

1 Yorum

  1. Shokkankaku Projesi ile ilgili hiçbir vidyo kaydına ulaşamıyorum internette. yazınıza Tv kanalının ve programın isminide ilave etseydiniz keşke.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz