Külliyatta Başyücelik Devleti: BAŞYÜCELİK EMİRLERİ – KÖY İMAMI

46

“Kemmiyet ve dış kalıp plânında her şey ve her zaman değiştirilebilir ve icaplara uydurulabilir. Değişemez olan ruh ve keyfiyettir. Dâva, sadece, bu ruh ve keyfiyete denk, dış kalıp ve teşkilâtı, usta mimarlar eliyle petekleştirebilmekte…” (NFK)

  • Kırkbin köyümüz mü var; kırkbin imama muhtacız.
  • Ortalama yaşları yirmibeşi geçmeyecek olan bu imamlar, kasaba ve şehirlerdeki üstün rütbeli ağabeylerinden daha değerli ve bir nevi hayat fedâileri…
  • Hususî enstitü ve kurslarda yetiştirilecek olan bu imamlar, Türk köyünün mânevî temeli…
  • Nasıl her Türk köyü, şehadet parmağı gibi göğü gösteren bir minare etrafında halkalanmışsa, öylece, bu imamların döşeyeceği mânâ zemini üzerinde yükselecektir.
  • Bu imamların en küçük vazifesi namaz kıldırmak, en büyük işi de bütün ibâdet şekillerinden tütücü ruhu köyün bütün hayat ve faaliyet şubelerinde canlandırmaktır.
  • Bu imamlar köyün ruh ve o ruha bağlı madde terbiyesine memur…
  • Ne jandarma gibi emir ve yasaklama, ne de köy öğretmeni şeklinde sınıfta bırakma müeyyidelerine malik bulunacak, yani hiçbir icra kuvveti bulunmayacak olan bu imamlar, sadece vicdan işçileri olarak, köylünün ruhuna nüfuz edici telkin ve nasihat ustalarıdır.
  • Büyük Doğu idealinin köy imamı, köy öğretmeni ve köy muhtarlarından ibaret üçüzlü köy hükûmetinde imam ruh, öğretmen kafa, muhtar da el… Ve kuvvetler tam bir işbirliği âhenginde…
  • Köylünün dünya ve ötesine ait vazife ve iş ölçüsü, ruhî ve ahlâkî yönleriyle, kendi seviyelerine göre bu imamların gergefinde nakışlanacak, öğretmen aynı dâvanın umumî bilgisini verecek, muhtar nizamını koruyacak ve üçü birden gerekli paylarla hep o hedefi izleyecektir.
  • Köylüyü toprağına ısındırmak, onu hükûmet politikası istikametinde bir üretim gayesine bağlamak, “ya devlet başa, ya kuzgun leşe…” düsturu altında her ân cemiyet hizmetine hazır tutmak; hâsılı gelin saçı gibi örgü örgü tarlası, namaz tülbendi kadar temiz evi, Yunan heykelleri şeklinde sıhhat ve kuvvet pırıldatan vücudiyle, maddesi, ebediyet yollarının cemiyetine desteklik vasfiyle de ruhu bakımından yetiştirmek… İşte, tarihin bir eşini görmediği bu imamlara düşen borç…
  • Yiyeceği, içeceği, giyeceği ve her türlü harcayacağı, köylü tarafından sağlanacak olan bu imamlar, her ân camide, meydanda, köy evinde, kahvehanede, tarlada, köylü ile yanyana ve dizdizedir.
  • Üniversite üstü, ince ve nazik ruh cihazları marifetiyle yetiştirilecek ve beş senelik köy hizmetini doldurmadan şehre intikal edemeyecek olan bu yepyeni vecd, aşk, ideal ve fedakârlık sınıfına ait şartlar, nasıl yetişecekleri, yetiştirecekleri, vazifeleri ve hakları bakımından, madde madde örülü bir plâna dayanacaktır.
  • Bu imamlar ruh doktorlarıdır ve şifaya kavuşturamayacakları ahlâkî âfet yoktur.
  • Bu imamlar yer ve göğün kurtarıcı habercileridir.
  • Bu imamlar bütün insanlığın beklediği devlet nizamının (betonarme) harcıdır.

Kaynak: Necib Fazıl, İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ, Büyük Doğu Yayınları, 30. Basım, İstanbul 2021, s. 373-375.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz